28 Aralık 2013 Cumartesi

Meral Meri/Kitap Hastahanesi

...
Yıllar sonra size ait tüm kırıntılar rüzgâr tarafından svuşturulunca 
Onların yok olupta öldüğü varsayımı ile büyük bir rahatlama yaşarız...
Ama bu devasa rüzgâr çok maharetli olduğundan 
O kırıntıları savuştururken yalnız bir yere değin sürükleyebilir,
Hatta emekleyen kırıntılar ancak bir yere kadar ölebilirler...
Çünkü onlar birer zombidirler ve tekrar tekrar canlanabilir,
Çünkü siz nefes alıyorken onların bir yerde ölüme ter kedilişleri 
Sizden kopup gittikleri ve dahası öldükleri anlamına gelmemekle birlikte,
Hiç ummadığınız bir anda hiç görmediğiniz bir tabloya bakarken, 
Görürsünüz onları.
Ki size sürünerek peyda olup, eteğinizi can havliyle çekiştirip duruyorlar.
Böyle anlarda bilmem ki içinizden neler kopuyor?
Neler yer değiştiriyor,
Nerelere gidiyorsunuz?
Ve nelere dönüşüm içine bir yıkımla dönüyor,
Nelerle yüzleşmek zorunluluğuna giriyorsunuz?
İşin tuhafı ise sizin geride bırakmış yanınız 
Yine yalnızlaşıyor, hem de öfke ve birtakım insan sanrılarıyla beraber baş başa kalıyorsunuz.
İşte bu sizin canınızı yakmaz belki ama, büyük bir yıkımın altından devasa denilecek bir 
hata süpürme çabası canlanabilir!
Unutmayın ki insanlar yalnızca bebek doğurmazlar keza bebekleri ölmez...
Bunların hepsi bir yana bırakıldığında içiniz sessizliğe konuşabilir,
O der ki: Gözlerin ,kulakların ve dillerin konuşması mühim bir kâbus olmamakla bilirlikte,
asıl biriken o gerçeği endişe etmeksizin görebiliyor oluşunu kutla, kutla ki; o yanlışlar
doğru zamanlarının katili olmasınlar!
...

Meral Meri/Kitap Hastahanesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme